Ankara Travestileri İçin Özel Kahvaltı Diyeti

KAHVALTI
1- Ofiste veya seyahatteyseniz
Önceki akşamdan evde hazırlanmış, 2 dilim çavdar veya çok tahıllı ekmek arasına sevdiğiniz beyaz peynir çeşidi ile mevsim yeşillikleri + yağsız sütle filtre kahve veya tarçın ve karanfil aromalı yeşil çay.

2- Evden hızlı çıkmanız gerekiyorsa
4 yemek kaşığı meyveli light müsli + 200 ml yağsız süt + 1 çay kaşığı toz tarçın + yağsız süt ile filtre kahve veya 1 bardak süt + 1 adet muz.

3- Kahvaltıda tatlıya hayır diyemiyorsanız
1 dilim çavdar ekmeği + 2 tatlı kaşığı bal, reçel veya marmelat + 2 dilim sevdiğiniz beyaz peynir + şekersiz yeşil çay.

4- Kahvaltıda zeytinsiz yapamam diyorsanız
2 dilim çavdar ekmeği +1 dilim az yağlı beyaz peynir + 5-6 adet yeşil veya 4 adet siyah zeytin + kırmızı biber / paprika + bol yeşillik.

5- Simit çok seviyorum diyorsanız
1 adet çok tahıllı simit + 2 dilim sevdiğiniz beyaz peynir (kaşar peyniri – tulum peyniri hariç) + 1 fincan tarçın ve karanfil aromalı yeşil çay + 1 tutam dereotu + 3 yaprak taze nane + 1/2 demet maydanoz üzerine 1/4 limon suyu.

6- Ceviz-badem yemek istiyorum diyorsanız
2 dilim az yağlı beyaz peynir + 1 dilim tam buğday ekmeği + 1 tam ceviz içi veya 5-6 adet tuzsuz badem + 3 adet kara erik kurusu + 3 adet kara kayısı kurusu + 1 fincan tarçın-karanfil aromalı yeşil çay.

7- Omletçiyseniz
1 tam yumurta + 2 yumurta beyazı + 1 dilim peynir ile bol sebzeli, renkli biberler, mantar ve maydanozlu omlet + 1 dilim çavdar ekmeği.

8- Metabolizmanız yavaşsa
4-5 yemek kaşığı light yoğurt + 1 orta dilim doğranmış taze ananas + 2 yemek kaşığı sade yulaf ezmesi + 1 tatlı kaşığı silme toz tarçın + 1 avuç yaban mersinini kaseye ekleyin, ardından bir fincan mate çayı için. Veya 1/3 demet dereotu + 1/3 demet maydanozu ince ince doğrayın + 2 dilim az yağlı beyaz peynir ile harmanlayın + 1 dilim tam buğday ekmeği + 5-6 adet tuzsuz badem + 1 fincan mate çayı.

9- Kahvaltıya davetliyseniz
* Esmer ekmek çeşitlerini tercih edin, 2 dilimi geçmeyin, simit yiyecekseniz çok tahıllı olanı tercih edin, yoksa 1/2 simitten fazlasını yemeyin.
* Beyaz peynir, dil peyniri, hellim peyniri, sepet, örgü peynirlerini tercih edin; kaşar peyniri ve tulum peynirinden uzak durun.
* Tabağınıza 3 zeytinden fazlasını almayın çünkü zaten peynir çeşitleriniz çok. Susamlı simit yiyorsanız tabağınızdan zeytini çıkarın.
* 2-3 tatlı kaşığı bal, reçel, marmelat yiyecekseniz ekmeğinizi 1 dilim azaltın.Tabağının yarısını yeşilliklerle donatın.

10- Sabah sabah yiyemiyorum diyorsanız
Peynir ekmek ile kahvaltı yapmak istemiyorsanız mutlaka 1 orta dilim taze ananas veya 1 adet kivi veya 2 adet kara kayısı kurusu + 3 adet tuzsuz badem yiyin ki metabolizmanız uyansın, güne başlasın.

11- Peynir yiyemiyorsanız
2-3 adet yumurtanın beyazı ile bol biberli maydanozlu omlet yapın ki kalsiyum minerali açısından zengin gıdayı tüketmiş olun. Veya kahvaltınıza 1 kase yoğurt/ 1 bardak süt ekleyin. Örneğin 1 dilim çavdar ekmeği + 2 tatlı kaşığı tahin pekmez + 1 bardak süt

istanbul travestileri

Pekmezle Enerji Depolayan Ankara Travestileri

Üzüm deyince pekmez akla gelir, pekmez deyince de kan, can, güç… Ancak kentleşme ile birlikte, var olan bağlar giderek azalırken, pekmezden yapılan tatlılar da unutulmaya yüz tuttu ve sanayileşmeyle birlikte şeker kullanımı artmaya başladı.

Şekerin 5 gr’ı 20 kcal enerji sağlarken, aynı gramajdaki 1 tatlı kaşığı pekmez 15 kcal enerji sağlar. Pekmez %25 daha az enerji sağlamasının yanında, şekerde bulunmayan demir, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum, sodyum, krom gibi mineraller, B1 (tiamin), B2 (riboflavin) ve B3 (niasin) vitaminler ve sekonder metabolitler içerir.

Pekmez denilince ilk akla gelen; Demir!
Kan hücrelerinde bulunan hemoglobinin ve kas hücrelerinde bulunan miyoglobinin içinde bulunan demir, solunum sistemi ile hücrelerimize oksijen taşınmasında görevlidir. Tükettiğimiz besinlerin vücutta depolanmayıp enerjiye dönüştürülebilmesi için hücrelerimizde oksijenle tepkimeye girmesi gerektiğini düşünürsek, demirin metabolizma dengesi ve kilo kontrolü konusundaki önemini daha iyi kavramış oluruz.

Demir alımının yetersiz olması sonucu, özellikle ankara travestileri partnerlerinde görülen “demir eksikliği anemisi”nden korunmak için, günlük 1-2 tatlı kaşığı pekmez yeterli olacaktır. Ayrıca, yanında C vitamini kaynağı olan sebze meyvelerle tüketilen demirin vücudumuzdaki biyoyararlılığını, yani kullanılabilirliğini artırdığını unutmayın!

Kalsiyumun Bitkisel Kaynağı; Pekmez!
Kalsiyumun temel kaynaklarının süt ve süt ürünleri olmasının yanında, en dikkat çekici bitkisel kaynaklarından biri de pekmezdir. Kalsiyumun; kemik ve diş sağlığını korumada, kasların kasılıp gevşeme görevini yürütmesinde, sinirsel uyarıların iletiminde, metabolizmanın dengesinde ve hücrelerarası asit-baz dengesinin sağlanmasında olduğu gibi bir çok fonksiyonu bulunmaktadır.

Sıvı Dengesinin Anahtarları: Potasyum ve Sodyum
Pekmezde bulunan potasyumun ve sodyumun, hücre içi ve dışı sıvılarda yer değiştirerek ozmotik dengenin sağlanması, travesti vücutta asit-baz dengesinin korunması, tansiyonun düzenlenmesi gibi hayati fonksiyonları vardır.

Krom
Kan şekerini ve kolesterol seviyesini kontrol ederek dengede tutar. Özellikle şeker hastaları için önemli bir mineraldir. Krom yetersizliğinin, sürekli açlık hissine ve tatlılara düşkünlük sonucu iştah kontrolünün kaybedilmesine, dolayısıyla vücudun yağlanmasına yol açtığına inanılmaktadır. Gittikçe yaygınlaşan rafinerizasyon işlemi sonucunda, besinlerdeki kromun büyük ölçüde kaybolduğu göz önüne alınırsa, pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir.

Enerji Metabolizması, Fosfor ve B Grubu Vitaminlerinden Sorulur
Kemik ve diş yapılarının temelini oluşturan fosfor, kalsiyumdan sonra vücudumuzda en çok bulunan mineraldir. Proteinlerin sentezlenmesi, hücrede enerji üretimi gibi görevleri olmasının yanı sıra karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında da görev alır.B Grubu vitaminlerinden B1, B2, B3 içeriğiyle pekmez enerji metabolizmasında da etkindir.

Peki ya Sekonder Metabolitler?
Nemli bölgelerde üretilmiş olan kırmızı veya siyah üzümlerin içerdikleri resveratrol metaboliti; damarlarda plak oluşmasını önlemekte ve böylece kalp-damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olmaktadır.

Pekmezde bulunan fitoöstrojenler de menopoz döneminde azalan östrojen hormonunun vücuttaki aktivitesini destekler ve menopoz döneminde ortaya çıkan sıkıntılarla baş etmeye yardımcı olur.

Ankara Travestileri İçin Kiprik Ekimi

Gelişen teknoloji sayesinde, daha doğal sonuçlar alındığı için giderek popüler hale gelmeye başladı. Op. Dr. Hakan Gündoğan, bu yöntemle ile ilgili bilgi verdi.

Kalıcı kaş dövmelerine dikkat
Dr. Gündoğan, kaş kaybının trafik kazası ya da yanık gibi nedenler haricinde, genellikle yaşlanmayla birlikte kaş kıllarının giderek zayıflaması ve dökülmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca, sürekli kaş aldırmaya bağlı olarak kaş kıllarının köklerinin zarar görmesi nedeni ile de kaş kayıplarının ortaya çıktığını bildiren Dr. Gündoğan, bu soruna neden olabilen kalıcı kaş dövmelerine de değindi: “Son yıllarda kaş nakli operasyon sayısının artma sebeplerinden biri de kalıcı kaş dövmesi uygulamasıdır. Bu işleme ihtiyaç duyan kişilerde zaten zayıf olan kaşlar tamamen alınıp yerine kalıcı dövme uygulandığında, vücut dövme boyasını derinin daha alt katmanlarına kadar emmekte ve zaman içinde istenenden farklı bir “kaş rengi” ortaya çıkmaktadır. Eğer travesti bu renkten kurtulmak isterse bu sefer lazer işlemi uygulanmak da ancak ne yazık ki derinin derin katmanındaki dövme tamamen çıkartılamamakta ve aynı zamanda kaş kılı köklerinde de kalıcı hasar meydana gelmektedir. Kişinin bir daha kaşlarının çıkması mümkün olmamaktadır. Hastalar, özellikle bu durum sonrası kaş nakli için bizlere başvurmaktadır.”

Dr. Gündoğan, kaş naklinin kaş kaybı sorununu ortadan kaldırdığını ifade ederek bu yöntemi şöyle anlattı: “Her ne kadar saç ekimi ile benzer özellikler gösterse de, kaş nakli doğası itibari ile çok daha teknik ve özen isteyen bir işlemdir. Saç ekiminde çoğunlukla iki ve daha fazla kök birlikte ekilirken kaş bölgesinde “inceltilmiş tek kök” kılın tamamen kaşın doğal açılanması yönünde ekilmesi çok önemlidir. Ankara travestileri erken dönemde ekilen saçlar genellikle alınan bölgenin (saçlı deri) özelliklerine sahip olduğundan (saç kılları kaş kıllarına göre daha hızlı uzar) kaşların kısaltılması gerekliliği rahatsız etse de aradan zaman geçtikçe ekilen kaşlar normal hızında uzamaya başlayıp bu sorun genellikle ortadan kalkar.”

Nakil sonrası aynı gün işe devam etmek mümkün
Kaş nakli uygulanan kişinin aynı gün işine dönebileceğini belirten Dr. Gündoğan, “Lokal anestezi altında uygulanan kaş nakli işlemi sonrası rahatsızlık hemen hiç olmaz ve kişi aynı gün işine dönebilir. Uygun teknik ile yapılan nakil sonrası estetik anlamda hasta memnuniyeti yüksek ve giderek artan sayıda uygulanan bir yöntemdir” şeklinde konuştu.

ankara travesti

Fibroblast Yöntemi İle Cildi Gençleştirin

“Yıllar geçtikçe cildin elastikiyetini ve canlılığını sağlayan kollajen ve elastin gibi proteinlerinin üretimi doğal olarak giderek azalır. Üretimdeki bu azalmaya bağlı olarak ciltte kırışıklıklar, sarkmalar, cilt renginde lekelenmeler ve matlaşma meydana gelir. Fibroblast hücre gençleştirme yöntemi ile cildiniz kendi hücrelerinizle gençleşiyor. Fibroblast hücre gençleştirme tekniği sayesinde kendi hücreniz çoğaltılarak özel enjeksiyon teknikleri ile cildinize enjekte edilir, böylece dokunun eski canlılık, parlaklık ve sıkılığını kazanması sağlanır” diye konuştu.

Biyopsi en az güneş gören bölgeden alınır
Uzm. Dr. Yüksel Oltulu şu bilgileri verdi: “Fibroblast hücresini içeren doku biyopsisi vücudumuzda en az güneş gören bölge olan kulak arkası yada nadiren ön kolun iç yüzeyinden lokal anestezi ile alınır. İşlem bölgesinde iz kalmaması açısından ve kılsız alan olduğu için kulak arkası daha çok tercih edilen bölgedir. Alınan biyopsi laboratuvarlara gönderilir. Hücrenin çoğaltılması işlemi laboratuvar şartlarında ve 4 haftada tamamlanır. Çoğaltılma işlemi gerçekleştirilen hücreler 3 seans halinde 4-6 hafta arayla uygulanmaya başlanır. Her uygulama sırasında hastaya 20-40 milyon arası fibroblast hücresi insülün enjektörü ile istenen alana verilir. İşlem tamamlandığında hastaya yaklaşık 100-120 milyon fibroblast hücresi verilmiş olacaktır. Verilen bu miktarla istenen düzelme, hacim ve iyileşme sağlanır.”

Fibroblast hücre gençleştirmenin cildin gençleşmesi istenilen yüz, boyun, dekolte, el gibi farklı bölgelerine rahatlıkla uygulandığını söyleyen Dr. Yüksel Oltulu, “Fibroblast, diğer anti-aging uygulamalarına göre etkisi çok daha uzun sürelidir. Ayrıca kişinin kendi hücresi kullanıldığından doğal bir yöntem olup yan etkisi yoktur. Bu yöntem Avrupa ve Amerika’da birçok ünlü tarafından uygulanmaktadır” şeklinde konuştu.

Travesti İçin Medikal Estetik Yaşı 30 Sonrasıdır

Eski Türkiye güzellerinden olan Dr. Seran Göçer’i pek çoğumuz ekranlardan tanıyoruz. Bir dönem estetikle ilgili televizyon programları yaptı. Şu anda ise Memorial Hastanesi’nde Güzel Yaşam Kliniği Direktörü. “Medikal estetik veya anti-aging 30 yaştan sonra başlar” diyor

Ben sizi televizyoncu olarak da biliyorum aynı zamanda. Hikayeniz nasıl ilerledi?
1990 yılında Akdeniz Üniversitesi Antalya Tıp Fakültesi’ni kazandım. Fakülteye girdiğim sene, bir mankenlik ve zarafet kursuna yazıldım. Üç yıl sonra ‘1993’te Best Model of Turkey’e girip dördüncü oldum ve Best Model of Akdeniz seçildim. ‘1994’te de Miss Turkey’e katıldım. Tıp Fakültesi’nde okuduğum için dönüp fakülteyi bitirmek istedim. 1997’de geldim ve televizyona başladım. Bir süre sonra da Habertürk’te, 2 sene boyunca hafta sonları canlı yayınlanan “Dr. Seran Göçer’le Estetik Sorunları” adında bir program yaptık.

Sonra nasıl vazgeçtiniz televizyondan?
Televizyondan vazgeçmedim aslında. Sadece 2000’de medikal estetikle ve hem hocam hem de daha sonra ortağım olacak olan, en önemli akupunturistlerinden biri İsmail Ağar ile tanıştım. Fransa’ya gittim; 8 ay kaldım. Mezoterapi Derneği’nde Dr. Jack Le-coz gibi doktorlarla medikal estetik, mezoterapi gibi konularda staj yaptım. Sertifika aldım ve geri döndüm. Sonra muayenehanemi açtım. 2003’te de Memorial Hastanesi’nde Güzel Yaşam Kliniği’ni kurdum.

Ne yapıyor bu ”Güzel Yaşam Kliniği”?
Cerrahi olmayan bütün estetik girişimler yapılıyor. Aslında 3 ana konuda toparlayabilirim: bölgesel kilo programları, yüz şekillendirme (enjeksiyonlar) ve saç ekimi.

Bu işlemler hangi yaş aralığında yapılmalı? En çok kimlerde başarılı oluyor?
Medikal estetik veya anti-aging 30 yaştan sonra başlar. 30’lu yaşlardan önce, 20’lerinde birine anti-aging yapamazsınız, anlamsızdır. Ama en anlamlı ve etkili olanı 35-45 yaş arasında başlamak. O zaman cerrahi gidişi engelliyorsunuz.

Gençleşmek adına en başarılı – gördüğünüz metot hangisi?
Mezolifting dediğimiz besleme yöntemi. Travesti cilde yaşla birlikte azalan hyaluronik asit, organik silikon, multi vitaminler gibi cildin gençliğini sağlayan maddeleri cildin içine enjekte etmek ve soymak. Besleme ve soyma beraber yapıldığında cildin kalitesini ve nemini artıran, yeni kolajen sentezini tetikleyen, daha parlak, canlı ve ışıltılı bir görüntü veren işlemler. Bu temel. Yani nasıl sağlıklı beslenme programında fit ve iyi bir vücut için egzersiz, doğru beslenme temeldir güzel ve canlı bir cilt için de besleme soyma temel bana göre.

ankara travestileri

Orta yaşlı bir kadının cildine nasıl bakması lazım? Nasıl beslenmesi lazım?
Genel anlamda yapabileceğiniz en önemlisi şey beslenme-egzersiz ikilisini çok doğru kurmak. Uzak duracağımız şey özellikle şeker ve tuz. Çünkü kadınlık hormonlarıyla birleştiği zaman bizde selüliti artıran, ödeme sebep olan en önemli şeylerden biri tuz. Beyaz şekerin de yani rafine edilmiş ürünlerin de artık kanserojen olduğunu biliyoruz. Alkol ve sigarayı söylemiyorum çok bilindiği için ama söyleyebiliriz. Sigara içen 30-40 yaşlarındaki bir hanımın cildiyle içmeyenin cildi arasında çok büyük fark var; yaraların iyileşmesi, leke oluşması, cildin nemi çok fark ediyor. Sigara içmemek, düzenli uykunuzun olması, doğru beslenmek bir de arada kendinize vakit ayırmak.

”Kadınların sevildikçe güzelleştiğine inanıyorum…”
Özellikle aşık olduğunuzda, birini sevdiğinizde, huzurlu bir ortamda olduğunuzda salgılanan mutluluk hormonları ki seks ve egzersiz sırasında da salgılanıyorlar, bire bir iştahı kapatır. Kolajen sentezini tetikler, cildin nem oranı artar.

Bir hastaya asla şunu yapmayın diyeceğiniz şey nedir?
Estetik cerrahlar bize kızmasınlar ama şunu söyleyebilirim ki bazı plastik cerrah arkadaşlarım artık bazı yüz germe operasyonlarını yapmıyor. Nedeni var. Yüz aşağıya doğru sarkıyor, buna cerrahi operasyon yapılabilir, güzel de olur ama yukarı kaldırılabilirse. Aşağıya doğru inmiş bir yüzü yanları doğru çekmek ve sonra da boşalan bölgeleri, göz altı ve yanak bölgelerini, yağ enjeksiyonu ile şişirmek olmuyor. Şöyle olmuyor, gençliğinize dönmüyorsunuz, başka biri oluyorsunuz. Eğer amacınız gençliğinize biraz yaklaşmaksa, o zaman aşağıya inen yüzünüzü doğru operasyonlarla yukarı kaldırmak daha uygun. Endoskopik veya orta yüz liftingi dediğimiz bazı teknikler var ki Serdar Eren çok güzel yapıyor.

Egzersiz vücut için olduğu kadar cilt için de önemli öyle değil mi?
Her şey için önemli; ruhumuz için, vücudumuz için, kaslarımız için. Yaş aldığımızda belimizin bükülmemesi için, sağlam ve düz bir duruş için sırt kaslarımızın ve ön bacak kaslarımızın ne kadar iyi olduğu çok önemli. Çünkü dik durduğunuzda daha genç bir görüntüye sahip oluyorsunuz. Yani yüzünüz istediği kadar genç olsun, o belin bükülmesi ister istemez on yaş ileriye atıyor.

Genel olarak Türk kadınının estetik anlayışında gördüğünüz en büyük yanlış nedir?
Doğallıktan uzaklaşmak. Avrupalı kadının zaten başka bir görüşü var, onlar estetiği uzak, pek değişmek bile istemiyorlar. Amerikalılar daha farklı tabii. Türk ankara travestileri çok da hatalı bulmuyorum, yani belli bir kesim var çok birbirine benzeyen, çok cerrahi müdahale yaptırmış ama onlar çok dar bir kesim.

Ankara Travestileri Zayıflamak İstiyorsa Yumurta Yemeli!

Bir çok kişinin de en fazla kafa yorduğu problem ise ”Acaba hangi yiyecek bana yarar? Hangi yiyeceği seçersem daha tok kalabilirim? Hangi yiyecek yağlarımı daha çok yakar?”dır. Kilo vermeye çalışan bir çok travesti, ya doymadığı için çok fazla yemek yer ya da az yese bile daha çabuk yağlanma eğilimindedir. Herkesin nasıl ki tüm vücut yapısı parmak izine varıncaya kadar farklı ise metabolik durumları da farklılık gösterir.

Mucize yiyeceklerden biri de yumurta
“Kendinizi daha tok hissetmek istiyorsanız ve travesti vücut yağlarınızdan kaybetmek istiyorsanız her gün 1 yumurta yemeyi alışkanlık haline getirin” diyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya yumurtanın zayıflatan mucizelerden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Bilinen en güçlü protein kaynaklarından biridir. Anne sütünden sonra en değerli proteindir ve yumurtanın bütün protein içeriği vücut tarafından %100 kullanılır. Yapılan bir çok araştırmada sabahları 1 yumurta yiyen bireylerin gün içinde daha az acıktıkları ve yeme konusunda kendilerini daha kolay kontrol edebildikleri gösterilmiş.

Sabahları yumurta yiyenler daha az kalori alıyor
Amerika’da Rochester Obezite Merkezinde yapılan bir araştırmada da güne yumurta yiyerek başlayan bireylerin, yumurta yemeden başlayan bireylere göre, günlük 400 kalori daha az yedikleri gösterildi. Yumurtanın protein yüksekliği nedeni ile tok tutmasının yanısıra midedeki açlık hormonu olan Ghrelin’i de azaltarak tok tuttuğu düşünülüyor.

Yumurtanın mucize faydaları
-Yumurta zengin protein kaynağı olmasının yanı sıra Vitamin A,B, D, E içerir. Bununla birlikte demir ve çinko açısından zengindir. Büyüme gelişme çağındaki çocuklar için çok gereklidir. Her gün 1 tane yedirilmelidir.

-Yumurta içerdiği bazı aminoastler açısından da çok zengindir. Özellikle kas geliştirmek isteyenler, zayıflarken kaslarından kaybetmek istemeyenlerin de günlük beslenmelerinde mutlaka bulundurulmalıdır.

-Yumurtanın sarısı kolesterol açısından da zengindir. Ancak kolestrolün de vücutta başta hücre yapı taşı olması aynı zamanda bir çok hormonun da öncü maddesi olması nedeni ile de vücut için önemli bir madde olduğu unutulmamalıdır.

Kolesterol yüksekliği olamayanlar her gün 1 tane yumurtayı gönül rahatlığı ile yiyebilirler. Kolesterol yüksekliği olanlar ise haftada 3-4 gün yumurta yiyebilirler.

Yumurta nasıl tüketilmeli?
Pişirirken dikkat edilmesi gereken nokta; yumurtaya ekstra tereyağ, sucuk, salam veya sosis gibi yüksek yağlı yiyeceklerle birleştirerek omlet olarak yapmayın.

Mümkünse kayısı kıvamında suda haşlayarak yiyin. Yazın az zeytinyağı, domates, yeşil biberle menemen olarak da pişirilebilir. Öğlen veya akşam ana öğün olarak da tüketilebilir.

Bu Besinler Diyeti Sabote Ediyor!

Diyet yaparken mutlaka listenizden çıkarmanız gereken besinleri biliyor musunuz?

Beyaz şeker

Şekerin vücuda kattığı hiçbir besin değeri yoktur. 3 gram şekerde yaklaşık olarak 12 kalori bulunur. Şeker, vücudumuzda çok çabuk işlenir ve hızlı kilo almamıza neden olur. Canınız şeker tüketmek istediğinde, taze meyveler ve tam tahıllı gıdalar gibi doğal şeker içeren besinlere yönelebilirsiniz.

Beyaz un

Beyaz unlar, daha beyaz ve parlak olmaları için pek çok kimyasal işlemden geçerler. Sağlığımıza faydası olmayan beyaz unlar, basit karbonhidrat içerirler ve çabuk acıkmanın yanı sıra hızlı kilo alımını kolaylaştırırlar.

Beyaz patates

Patates, glisemik indeksi yüksek bir besindir ve tüketildiğinde kan şekerini hızlıca yükseltir. Kan şekerinizi dengede tutuğunuzda, metabolizmanız ve yağ yakımınız hızlanır, kilo vermeniz kolaylaşır.

Beyaz ekmek

Beyaz undan yapılmış ekmekler, yüksek oranda karbonhidrat ve sodyum içerir. Bir dilim beyaz ekmekte yaklaşık olarak 58 kalori bulunur ve içeriğinde sağlıklı besinler bulunmaz. Öğünlerinizde beyaz ekmek yerine, bir porsiyon haşlanmış tatlı patates tüketebilir ve sağlıklı besinlerin vücudunuza girmesine katkı sağlayabilirsiniz.

Beyaz şarap

Bir kadeh şarabın kalorisi markaya ve çeşidine göre yaklaşık olarak 70 ile 270 kalori arasında değişir. Şarap içmek istediğinizde tercihinizi daha düşük kalorili olan beyaz kuru üzüm şaraplarından yana kullanın.

Tuz

Günlük beslenme programı dahilinde bir miktar tuz tüketilir. Ancak tuzla ilgili problem, içeriğinde sodyum bulunan besinlere ekstra tuz eklemekle başlıyor. Sodyum, vücutta yüksek oranda su tutar ve ödem oluşmasına neden olur.

Beyaz çikolata

Beyaz çikolata, kakao yağı, şeker ve yağ gibi karışımlardan oluşur. İnanılmaz derecede yüksek kaloriye sahip olan bu çikolata çeşidinin yağ oranı da çok yüksektir. Doğal kakao içermediği için herhangi bir antioksidan değeri de yoktur. Antioksidan yönünden zengin olan çikolata çeşidi %70 oranında kakao içeren bitter çikolatadır ve en az yeşil çay kadar sağlığa faydalıdır.

travesti

Travesti Yatmadan Önce Kilo Almadan Bir Şeyler Atıştırabilir!

Florida Eyalet Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan çalışmada uyumadan önce protein ya da karbonhidrat içeren hafif bir şeyler atıştırmanın, metabolizmayı hızlandırdığı keşfedildi. Medicine & Science in Sports & Exercise dergisinde yayımlanan çalışmada, yatmadan yarım saat önce içilen sütün erkeklerde protein sentezini artırarak daha fazla kas yapılmasına yardımcı olduğunu ortaya çıkardı.

Geceleri yemek yemenin sanıldığı gibi kilo aldırmadığı aksine metabolizmayı hızlandırarak kilo kaybını kolaylaştırdığı belirlendi.

Çalışmaya katılanlar iki gruba ayrıldı. İlk grubun, yatmadan önce 150 kalori almasına izin verildi. Çalışma sonucunda ilk grubun, gece hiçbir şey yemeyen ikinci gruba oranla daha yüksek bazal metabolizma oranına sahip olduğu belirlendi.

Yine aynı çalışma, yatmadan önce bir şeyler atıştıran Ankara travestileri sabah daha az açlık hissettiğini gösterdi. Bilim adamları gece özellikle protein açısından zengin gıdalar tüketenlerin, ertesi gün öğünler arasında fazla acıkmadığını söyledi.

Wayne Eyalet Üniversitesi’nde yapılan farklı bir çalışma ise yatmadan önce lif açısından zengin gıdalar tüketen kişilerin daha kolay kilo kaybettiğini gözler önüne serdi.

Kabızlığa Çare ve Hızlı Kilo Verdiren Formül

Şiş karın, kuru ve sert dışkı, 3-4 günden fazla tuvalete çıkamama belirtileriyle birçok kişinin sıkça karşılaştığı sağlık sorunlarından bir tanesi. Toplumumuzun çoğunda özellikle orta yaşlı kadınlarda ve yaşlılarda diğer yaş gruplarına oranla daha fazla görülüyor.

Kabızlığın artık dengesiz ve tek yönlü beslenmeyle ortaya çıktığı biliniyor. Yanlış beslenme; hazır gıdalar tüketmek, posalı gıdalar tüketmemek, sebze ve meyve tüketiminin azalması, yeterli miktarda su tüketilmemesi ve bunun üzerine birde hareketsiz yaşam eklenince kabızlık sorunuda beraberinde geliyor.

Araştırmalara göre kahvaltı yapmayanlarda kahvaltı yapanlara oranla kabızlık şikayeti daha sık görülüyor. Çünkü uyandıktan sonra eğer ankara travestileri birşeyler tüketirse bağırsak hareketleri 2-3 kat oranda artış gösteriyor. Egzersiz yapmayan toplumlarda ise kabızlık görülme oranı 3 kat artış gösteriyor.

Kabızlık ciddi bir sağlık sorunu olmasının yanında metabolizma hızının en önemli habercilerinden. Eğer kişi kabızlık sorunu yaşıyorsa metabolizması yavaş çalışıyor demektir. Kabızlık direk olarak kişinin kilosu üzerinde etkilidir. Eğer kabızlık sorunu yaşayan travesti bu durumu tedavi edemez ise kilo vermesi yavaşlar ve durur. Aynı zamanda kişi kolayca kilo almaya başlar.

Yapılan en büyük hatalardan bir tanesi kişinin beslenmesini düzenlemeden çareyi ilaçlarda aramasıdır. İlaçlara sarılmak yerine ilk yapmanız gereken şey önce beslenmenize gözatmak. Çünkü ilaçlar çözüm olmasının yanında bağırsakları uzun vadede bu ilaçlara bağımlı hale getiriyor. Bir süre sonra ilaçlarda çare olmaktan çıkıyor.

Bağırsak sorunu yaşamamak için hayatınızdan eksik etmeyin
-Lifli gıda alımınızı artırın.

-Meyve ve sebze tüketimini artırın.

-Haftada 3-4 gün mutlaka tempolu yürüyüş yapın.

-Güne ilk su içerek başlayın.

-Günde en az 10 bardak su tüketin.

-Haftada 2-3 defa kurubaklagil tüketin.

-Diyet yapıyor olsanız dahi salatalarınıza mutlaka sızma zeytinyağı ekleyin.

-Muz, şeftali, kahve, kola, patates besinlerinin tüketimini sınırlayın.

Kabızlık çözen karışım
Malzemeler

1 adet doğranmış kuru incir
2 adet doğranmış kuru kayısı
1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı
2 yemek kaşığı yulaf kepeği
1 tatlı kaşığı tarçın

Yapılışı

Akşamdan kaynamış bir bardak suyun içine doğranmış kayısı ve kuru inciri ilave edin. Sabah bu karışımın içine yulaf kepeği, zeytinyağı ve tarçını ekleyi. Karışımı kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına tüketin.

Kışın Travestiye Kilo Aldıran Diyetler

Uzmanlar, kış mevsiminde depresyon, D vitamini eksikliği ve günlerin kısa olmasının vücudun kilo almasına yol açtığını söylüyor. Sonbahar ve özellikle kış aylarında genellikle kilo almaya eğilimli olunuyor ve bu değişiklik 1-2 kilo kadar olabiliyor. Vücut mevsimsel değişim göstermeksizin oldukça hassas bir aralıkta ısısını düzenleyebiliyor.

– D vitamini eksikliği
D vitamini eksikliğinin de kilo alımında etkili olduğunu ifade eden Ünal, “Bazı çalışmalarda obez ve metabolik sendromlu ankara travestileri D vitamin eksikliğinin tespit edilmesi, kas ve kemik sağlığımızda temel bir rolü olan bu vitaminin yağ metabolizmasında da rolü olabileceğini ortaya koyuyor. Kışın güneş ışığının daha zayıf olması, dışarıya daha az çıkma eğilimi ve soğuktan korunmak için kalın giysiler giyiyor olmamız D vitamini eksikliğini tetikleyerek kilo almamıza olumsuz katkıda bulunuyor olabilir.”

– Günlerin kısa olması
Dr. Oğuz Kaan Ünal günlerin kısalmasının kilo almamızdaki etkileri şu şekilde anlattı: “Aynı zamanda günlerin kısa olması da kilo almada etkili. Günlerin kısa olması yeme düzeninin bozularak öğünlerin atlanmasına yol açabiliyor. Soğuk havalarda egzersiz yapma isteğinin sıcak ortamlarda oturma ve televizyon seyrederek bir şeyler atıştırmaya dönüşmesi de önemli bir problem. Genel olarak kış aylarında metabolizmamızın da bu tür değişikliklere adapte olarak daha tutumlu davranmaya eğilimli olması kilo almamızı kolaylaştıran sosyal faktörler arasında yer alıyor.”

– Depresyon
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Oğuz Kaan Ünal, kış mevsiminde kilo almanın 3 önemli nedenini anlattı. Kış aylarının özellikle genetik olarak yatkın travesti de depresyon eğilimine yol açabileceğini ifade eden Ünal, “Bu durumdan serotonin hormonunun sorumlu olduğu düşünülüyor. Refleks olarak bu olumsuz hisleri iyileştirmek ve daha mutlu hissedebilmek için yazın tükettiğimizden daha kalorili ve yağlı yiyecekler tüketme ihtiyaç artıyor. Buna kontrolsüz gece atıştırmaları da eklenebiliyor. Kalori alımı bizzat kilo almaya sebep olmanın yanında kan şekerimizde ciddi dalgalanmalara da yol açabiliyor” dedi.

Ünal, kilo alımını engellemek için şu tavsiyelerde bulundu: “Kışın ihmal edilen yeterli sıvı alımına özen gösterin, özellikle C vitamininden zengin gıdaları tüketin, vücut direncinizi artırın, süt ve süt ürünlerini, balık yağını daha çok tüketin, günlük 20-30 dakikalık yürüyüşler yapın, düzenli ve sık beslenin.”

Diyet Olmazsa Olmazları

Göbek eriten diyetler ankara travestileri için bir umut ışığı olsa bile elbette bölgesel zayıflamada egzersizlerin en büyük etken olduğunu unutmamak gerekir.

Diyet yaparken listenizden eksik etmemeniz gereken öncelikli besinler var. Bu besinler hem uzun süre sizi tok tutuyor hem de enerji kaybını önlüyor.

İşte diyet listenizde olmazsa olmaz bu besinler…

 

Zeytinyağı

Diyette de olsanız herkesin bir miktar yağa ihtiyacı vardır. Zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar, kolesterolünüzü kontrol altında tutar ve tokluk hissi sağlayarak açlık krizlerini önler.

Baklagiller

Baklagiller; oldukça düşük kalorilidirler ve içeriklerindeki yüksek protein ve lif değerleri ile zayıflamayı kolaylaştırırlar. Haftada bir kez tükettiğinizde vücudunuza zararlı doymuş yağlar yerine yüksek oranda lif yüklemiş olursunuz.

Tam tahıllı besinler

Sağlıklı karbonhidratlar vücut için iyidir. Makarna, pirinç ve ekmek gibi karbonhidratlı yiyecekler tüketmek istediğinizde lif oranı yüksek, tam tahıllı olanları seçin. Tokluk hissi yaratan tam tahıllılar grubu, açlık krizlerini önlemeye yardımcı bir diğer besindir. Alışveriş sırasında tam tahıllı ürünler alırken üzerlerinde %100 ibaresinin bulunmasına da dikkat edin.

Çilek, ahududu ve yabanmersini

Çilek, ahududu ve yabanmersini gibi kırmızı meyvelerin küçük bir porsiyonunda yüklü miktarda lif bulunur. Ancak bu meyveler, meyve suyu haline getirildiğinde içerlerine yüksek miktarda şeker konulur. Bu sebeple meyve suyu şeklinde tüketmek yerine meyve olarak yiyin.

Yulaf

Kan şekerini düşüren yulaf, sabah kahvaltısı için güzel bir seçenektir. İçeriğinde yüksek oranda lif bulunan yulaf, midenizde şişer ve saatlerce tokluk hissi yaratır. Yulafın her damak zevkine hitap etmediğini biliyoruz. Eğer yemekte zorlanıyorsanız elma gibi şeker oranı düşük mevsim meyveleri ile öğünlerinizi tatlandırabilirsiniz.

Badem, ceviz ve fındık

Badem, ceviz ve fındık gibi kuruyemişler, karın bölgesini inceltiyor ve tokluk hissi sağlıyor. Ara öğününüzde kendi avucunuzun içi kadar yediğinizde hem açlık krizini önlemiş olursunuz hem de aşırı kalori alımın önüne geçersiniz.

travesti

Yeşil Kahve Zayıflatıyor Mı?

Zayıflamada son zamanlarda en çok kullanan formüllerden biri de yeşil kahve. Peki nereden çıktı bu trend? Yeşil kahvenin ne olduğunu biliyor muyuz?

İşte yeşil kahve hakkında merak edilenler…

Yeşil kahve nedir?
Yeşil kahve, kökboyasıgiller (Rubiaceae) familyasının Coffea cinsinden 5 metreye kadar büyüyebilen bir ağaçtır. Normal kahve gibi kavrulma işleminden geçmediği için, faydalı etkilerini kaybetmemiştir.

Yeşil kahvenin faydaları nelerdir?
* İçeriğindeki kafein ve klorojenik asit sayesinde, yağ yakımını hızlandırır ve zayıflatır,
* Bazal metabolizmayı hızlandırır. Kalori yakımını hızlandırır ve klo verme sağlar.
* Çok yüksek antioksidan etkiye sahiptir, serbest radikallerin zararlı etkilerini önler.
* Enerji verir, yorgunluğa ve halsizliğe iyi gelir.
* Şeker hastalığı riskini azaltıcı etkisi vardır.
* Hipertansiyon üzerinde iyileştirici etkisi vardır

Yeşil kahve nasıl pişirilir?
Yeşil kahvenin evde hazırlanışı oldukça pratik ve kolaydır. Yaklaşık olarak 1 yemek kaşığı kahve cezveye konulduktan sonra 180 ml sıcak su üzerine eklenir ve 4 dakika demlenmeye bırakılır. Sıcak olarak servis yapılır.

Yeşil kahve günde kaç kez içilebilir?
Yeşil kahve sabah ve akşam olarak günde 2 kez içilebilir. Fazlası zararlı olacaktır. Yeşil kahve içerek zayıflayanların sayısı günden güne artmaktadır. Eğer sizde doğal bir yöntem ile zayıflamayı düşünüyorsanız yeşil kahveyi denemenizi öneririz.

Yeşil kahvenin zararları nelerdir?
Yeşil kahve son zamanlarda zayıflama ürünü olarak vitrinlerde çok rastlanan ve kullanılan bir üründür. Ancak aşırı kahve tüketimi vücutta su tutulmasına neden olabileceği için yeşil kahve içilen dönemlerde günde en az 2.5 litre su içilmesi gerekmektedir.

Yeşil kahve çekirdeği özü
Çiğ ya da kavrulmamış kahve meyvesinin tohumlarından hazırlanan bu desteğin kahve çekirdeklerinin içindeki “klorojenik asit” sayesinde etkili olduğu ileri sürülüyor. Bu maddenin karaciğerde şeker üretimini tahrik eden enzimi baskılayarak kilo vermeye yardımcı olduğu ileri sürülüyor, hatta bu nedenle tip 2 diyabet riskini bile azaltabileceği söyleniyor.

Bu düşünceleri destekleyen ve desteklemeyen bilimsel çalışmalar var. Sayıları henüz yeterli değil. Genelde kahvenin içindeki kafeinin metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olduğu zaten hep düşünülmüştür, ancak kahve içindeki antioksidanların sağlığa faydalı olabileceği biliniyor. Yine de dikkatli olmakta ve doktorunuza danışmadan kullanmamakta fayda var.

Ankara Travesti

Ankara Travesti: Kavramlar, Sosyal Yaşam ve Güvenilir Bilgi Rehberi

Ankara Travesti araması yalnızca profil veya tanışma arayan kişileri kapsamıyor. Kullanıcılar aynı zamanda Ankara’da yaşayan trans ve travesti bireyler, sosyal yaşam, doğru terminoloji ve güvenilir destek kaynakları hakkında da bilgi arıyor.

Bu nedenle konuya yalnızca ilan mantığıyla yaklaşmak yeterli olmaz. Doğru bir rehber hem kavramları açıklamalı hem de Ankara’daki sosyal yapıyı güvenilir bilgilerle ele almalıdır.

ankara travesti

Travesti Ne Demektir?

“Travesti” kelimesi dünyanın her yerinde aynı anlamı taşımıyor. Özellikle Latin Amerika’da bazı kişiler bu sözcüğü doğrudan kendi kimliklerini ifade etmek için kullanıyor. Arjantin, Uruguay ve Şili gibi ülkelerde kavramın toplumsal ve politik bir anlamı da bulunuyor. Wikipedia, bu nedenle travesti kimliğini tek ve evrensel bir tanıma indirgememek gerektiğini aktarıyor.

Türkiye’de ise kullanım zaman içinde değişti. Günümüzde birçok kişi “trans kadın” veya daha geniş anlamıyla “trans” ifadelerini tercih ediyor. Bununla birlikte kendisini travesti olarak tanımlayan kişiler de bulunuyor.

Dolayısıyla bir insanın görünüşüne bakarak onun kimliğine karar vermek doğru olmaz. En sağlıklı yaklaşım, kişinin kendisi için kullandığı ifadeye saygı göstermektir.

Travesti ile Trans Kadın Aynı Şey mi?

Her zaman değil.

“Trans” veya “transgender” daha geniş bir şemsiye kavramdır. American Psychological Association, transgender kavramını kişinin cinsiyet kimliği veya cinsiyet ifadesinin doğumda atanan cinsiyetle ilişkili geleneksel beklentilerden farklı olması üzerinden açıklıyor.

Ayrıca cinsiyet kimliği ile cinsel yönelim aynı şey değildir. Cinsiyet kimliği kişinin kendisini nasıl tanımladığıyla ilgilidir. Cinsel yönelim ise kişinin duygusal veya cinsel çekimini ifade eder.

Bu nedenle travesti veya trans bir kişi heteroseksüel olabilir. Aynı şekilde eşcinsel, biseksüel, aseksüel veya farklı bir yönelime de sahip olabilir.

Ankara’da Travesti ve Trans Görünürlüğünün Geçmişi

Ankara, Türkiye’de LGBTİ+ örgütlenmesinin uzun bir geçmişe sahip olduğu şehirlerden biridir.

Kaos GL’nin geçmişi, 1990’ların başında Ankara’da yapılan ev buluşmalarına kadar uzanıyor. İlk Kaos GL dergisi 20 Eylül 1994’te çıktı. Ardından topluluk, Ankara’da kültür ve dayanışma faaliyetlerini geliştirdi.

Bu tarih önemli bir noktayı gösteriyor: Ankara’daki LGBTİ+ yaşamı yalnızca internet üzerindeki ilan veya tanışma sayfalarından oluşmuyor. Şehirde uzun yıllara dayanan bir sosyal dayanışma ve örgütlenme geçmişi bulunuyor.

 

Ankara’da Trans Bireyler Nereden Destek Alabilir?

İnternette “Ankara Travesti” şeklinde arama yaptığınızda çok sayıda siteyle karşılaşabilirsiniz. Ancak sağlık, hukuk veya sosyal destek konusunda her internet sitesi aynı güvenilirliğe sahip değildir.

Özellikle profesyonel destek gereken konularda hak temelli çalışan kurumları tercih etmek daha sağlıklı olur.

Örneğin Pembe Hayat, trans şemsiyesi altında kendisini tanımlayan yetişkinlere yönelik “Trans Sohbetler” düzenliyor. Program akran desteğini, deneyim paylaşımını ve güvenli iletişimi amaçlıyor.

Bunun yanında Ankara merkezli bir çok Travesti Derneği de cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılıkla mücadele ediyor. Dernek sosyal hizmet, savunuculuk, farkındalık ve insan hakları izleme çalışmaları yürütüyor.

Dolayısıyla kullanıcılar tanışma siteleri ile sağlık, hukuk ve dayanışma kaynakları arasındaki farkı iyi değerlendirmelidir.

Travesti veya Trans Kimlik Bir Hastalık mı?

Hayır hastalık değildir.

Dünya Sağlık Örgütü, ICD-11 kapsamında cinsiyet uyumsuzluğunu ruhsal ve davranışsal bozukluklar bölümünden çıkardı. WHO, trans ve cinsiyet çeşitliliğine sahip kimliklerin ruhsal hastalık olmadığını açık biçimde belirtiyor.

Ayrıca her trans kişi aynı süreci yaşamaz.

Bazı insanlar hormon tedavisi tercih eder. Bazıları cerrahi süreçleri değerlendirebilir. Başka kişiler ise yalnızca sosyal geçiş yapabilir veya hiçbir tıbbi müdahale istemeyebilir.

Bu nedenle ameliyat veya hormon kullanımı, bir kişinin trans kimliğini belirleyen zorunlu bir şart değildir. WHO da bazı trans kişilerin tıbbi geçiş istediğini, bazılarının ise istemediğini belirtiyor.

Ankara Travesti Profillerinde Güvenli Tanışma

Çevrim içi tanışma, yeni insanlarla iletişim kurmayı kolaylaştırıyor. Ancak güvenliği ihmal etmemek gerekir.

Öncelikle profil açıklamasını dikkatlice okuyun. Ardından ilk görüşmeden önce beklentilerinizi açık biçimde konuşun. Kişisel veya finansal bilgilerinizi hemen paylaşmayın.

İlk buluşmayı halka açık bir yerde yapmak da daha güvenli bir başlangıç sağlar. Ayrıca güvendiğiniz bir kişiye buluşma planınızı söyleyebilirsiniz.

Bunun yanında karşı tarafın mahremiyetini koruyun. Özel mesajları veya fotoğrafları izin almadan başka kişilerle paylaşmayın.

Karşılıklı rıza, saygı ve kişisel sınırlar sağlıklı iletişimin temelini oluşturur.

Ankara Travesti Hakkında Yanlış Bilinenler

En yaygın yanlışlardan biri bütün travestilerin aynı yaşam tarzına sahip olduğunu düşünmektir.

Oysa insanların eğitimleri, meslekleri, ilişkileri ve sosyal hayatları birbirinden farklıdır. Travesti veya trans olmak bir meslek tanımı değildir.

Benzer şekilde bütün travesti veya trans bireylerin aynı cinsel yönelime sahip olduğu düşüncesi de yanlıştır. APA, cinsiyet kimliği ile cinsel yönelimin birbirinden ayrı kavramlar olduğunu açıkça ifade ediyor.

Bu nedenle genelleme yapmak yerine kişisel farklılıkları dikkate almak gerekir.

Ankara Travesti Hakkında Doğru Bilgiye Nasıl Ulaşılır?

Ankara Travesti hakkında araştırma yaparken kaynağın amacına bakmak gerekir.

Tanışma ve profil siteleri kullanıcıların birbirini bulmasını sağlar. Ancak kimlik ve sağlık konularında Dünya Sağlık Örgütü ve APA gibi bilimsel kaynaklara yönelmek daha doğru olur.

Kavramların kültürel geçmişini araştırırken Wikipedia başlangıç noktası sağlayabilir. Ankara’daki trans yaşamı, dayanışma ve hak temelli çalışmalar için ise Pembe Hayat, Kaos GL ve 17 Mayıs Derneği daha ayrıntılı yerel bilgiler sunar.

Sonuç olarak Ankara Travesti konusu yalnızca profil veya tanışma aramasından ibaret değildir. Ankara’nın LGBTİ+ sivil toplum geçmişi, trans dayanışması ve güncel destek çalışmaları konunun önemli parçalarını oluşturur.

Doğru terminoloji kullanmak, güvenilir kaynaklara başvurmak ve insanların kendi kimlik tanımlarına saygı göstermek ise konuyu anlamanın en sağlıklı yoludur.

 

Travestilerle Seksin Kapısını Aralayın!

Erkeklerin yol gösterici konuşmalar olmadan partnerlerinin haz noktalarını keşfetmeleri çoğu zaman kolay olmuyor. Travestilerin doyurucu bir seksten sonra boşalmaları veya orgazma ulaşabilmeleri için haz noktalarının uyarılması önem taşıyor. Utanç duygusu, çekingenlik ve kendini ifade edememe durumları nedeniyle, travestilerin cinsel yaşamlarıyla ilgili yorumları “iyi” olmaktan öteye gidemiyor ve partner ilişkileri çıkmaza giriyor. Oysaki sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam her travestinin ve erkeğin hakkı…

BİRLİKTE DUŞ ALIP OYNAŞMAK GEREKİYOR…

Cinsel birleşme sırasında ya da öncesinde çiftin birbirlerine karşı açık saçık ifadelerle konuşabilmeleri için en önemli kıstas “samimiyet”… Samimiyeti sağlamak için çiftin birbirlerinin vücutlarını tanımaları ve alışmaları, birlikte çıplak olarak vakit geçirmeleri çok önemli… Bunun için birlikte duş almayı, birbirlerine sarılarak uyumayı ya da birbirlerinin yanında rahatça soyunmayı denenebiliyorlar. Eğer çift cinsel ilişkiye başlamadan önce duş almayı tercih ediyorsa, birlikte duş almayı ve duş sırasında birbirlerine masaj yapmayı deneyebiliyor. Böylece hem seks için iyi bir başlangıç yapabiliyorlar hem de çekingenliklerini yenerek cinsel arzu, istek ve beklentilerini daha rahat bir şekilde sözle dile getirebiliyorlar.

TABULARI YIKMAK ÖNEM TAŞIYOR…

Cinsellik doğal bir ihtiyaç… Ülkemizde hâlâ tabu olarak görülen cinselliği, rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatı olarak tarif ediyoruz. Bu sanatın iyi bir şekilde icra edilebilmesi için, kadınların erkekler gibi seksten haz almaları ve cinsellik üzerine konuşma becerisi kazanmaları gerekiyor.

SEKSTE KONUŞMANIN GÜCÜ…

Çoğu kadının en büyük yanılgısı cinselliğin sadece penetrasyondan (penis-vajina ilişkisinden) ibaret olduğu… Aksine, cinsellikten her seferinde farklı hazlar almak mümkün… Kadınların nelerden zevk aldıklarını partnerlerine sözle ifade etmemeleri ya da edememeleri hâlâ günümüzde cinsel sorunların oluşum nedenlerinin başında geliyor. Bu nedenle kadınların posta kutularını boşaltmaları yani içlerine attıkları duygularını konuşarak sözle ifade etmeleri gerekiyor. Tercih edilen dokunuşları açıklamak ve yol gösterici olmak, daha önce tadılmamış zevklere ulaşılmasına ve cinselliğin bambaşka yönlerinin keşfedilmesine olanak sağlayabiliyor. Çünkü konuşmak, istekleri ifade etmenin ve karşılığında geribildirim almanın en basit ve kesin yöntemi… Fakat sevişme sırasında beden dilini kullanmak, inlemek ya da mırıldanmak da olağan çözüm yollarından biri… Çiftin cinsel ihtiyaçları ve zevkleri hakkında konuşmalarının, aralarındaki yakınlığı artırdığını ve cinsel ilişki seviyelerini geliştirdiğini söylemek mümkün… Partnerlerinin zevk aldığını fark eden erkekler seks eyleminde başarılı olduklarını düşünerek onların hangi durumlarda, neden ve nasıl tepki verdiklerini daha kolay algılayabiliyorlar ve sağlıklı geri bildirimler verebiliyorlar. Böylece, cinsel ilişkinin devamında ve bir sonrakinde öğrenmiş ve keşfetmiş oldukları algılarına göre daha doğru hareket edebiliyorlar. Erkeklerin standart donanımlarında kadınları mutlu etmek var… Bu nedenle, konuşarak ya da beden dilini kullanarak kadınların posta kutularını boşaltmaları hayallerindeki sekse kavuşmaları için önemli bir adım olabiliyor.

SÖZLER ŞELALEDEN DÖKÜLEN SULAR GİBİ…

Seks hayatında başarısızlığa uğrayan birçok çift bu durumu yenilgi olarak yaşıyor, genellikle bir daha denemeye cesaret edemiyor. Tekrar seks yapmak için çok uzun zaman beklemek gerektiğini düşünüyor. Ya da seks istese bile partnerinin onu ret edeceğini düşünüyor. Tabi ki bu tür olumsuz düşünceleri ve duyguları içselleştiren çiftler “Boşa uğraşıyoruz, biz başaramayız, bizden geçti!” türünde ifadeler kullanıyor genellikle… Bu durum ise çiftin ilişkisini veya seks hayatlarını bitirebiliyor. Bu yüzden sözlerin ve düşüncelerin şelaleden dökülen sular gibi olduğunu hatırlamak gerekiyor, olumlu ise çifte haz veriyor, olumsuz ise çiftin ilişkisini zedeliyor.

SÖZÜN EFENDİSİ OLMAK GEREKİYOR…

Hermes, “zamanı ölçen ve hesaplayan Tanrı” olarak tarihe geçti… Hermes’in yerinde ve etkili konuşmanın gücü ve sesin etkisi konusundaki derin bilgisi sayesinde, doğru tonlamalarla istediği her şeyi gerçekleştirdiği söyleniyor. Yani sesin ve sözün etkisi ve hatta ilahi niteliği, eskiden beri bilinen bir gerçek… Kadim öğretilerde“Daha hiçbir şey var olmamışken, söz vardı!” denmesinin sebebi bu… Güzel konuşma sanatı olan “retorik” başlı başına bir bilim… İşte bu bilimin en kadim üstadı olan Hermes, dili tüm kıvraklığıyla kullanıp, öğretisini etkili kılmak için ondan yararlandı… Hermes’in “sözün efendisi” olarak betimlenmesi bundan… Bu nedenle seks hayatını şekillendiren ve seksten alınan hazzı etkileyen temel faktörlerden biri seksi algılama biçimi, davranış biçimi ve bu davranışları sözle ifade etme biçimi olarak biliniyor. Bazı çiftler kendi seks sözcüklerini kendileri yaratıyor. Böylece başka insanların içinde de bunu konuşabiliyorlar. Kalabalık bir ortamda ya da çocuklarının yanında bu cümleleri söylemek seksi çağrıştırabiliyor. Çiftler cinsel tekniklerini geliştirmek istiyorsa, partnerinin yatakta nelerden hoşlandığını konuşmak için zaman ayırmalı… Çift ne kadar çok şey biliyorsa, o kadar iyi bir seks partneri olabiliyor. Çoğu erkek şehvetin pençesindeyken açık saçık kelimeler kullanılmasını, partnerlerinin müstehcen konuşmayı öğrenmesini istediğini söylüyor. Çünkü cinsel içerikli konuşmalar seks hayatında heyecanı artırıcı ana bir etken olabiliyor.

BEDENE KULAK VERMEK GEREKİYOR…

Yapılan araştırmalardan elde edilen verilere göre, seksten zevk alabilen kadınların bedenlerine kulak verdikleri görülüyor. Bunu yapabilmek için kadınların ihtiyaç duydukları şeylerin başında seks sırasında haz aldıkları durumları partnerlerine ifade etme yetilerini geliştirmek… Cinsel birleşme sırasında gerçek anlamda doyuma ulaşabilmek diğer bir değişle, seksi doruk noktasında yaşayabilmek için, iki vücudun bir olması gerektiğinin unutulmaması gerekiyor. Bu da, ancak partnerlerin vücutlarını karşılıklı tanımaları için iletişime geçmeleriyle, konuşmalarıyla veya birbirinin vücutlarını tanımalarını sağlayacak küçük oyunlar oynamalarıyla mümkün… Seks oyunlarında kadınların partnerlerini yönlendirme görevlerini üstlenmeleri gerekiyor. Çünkü erkeklerin ankara travestileri hazza ulaştırdıklarını görmeleri oldukça hoşlarına gidiyor. Böylece, erkekler dokunuşlarını nerede kullanacaklarını öğrenerek cinsel tatmini daha sınırsızca yaşayabilme olanağına kavuşabiliyorlar.

YATAK SOHBETİNİN GÜCÜNÜ KEŞFEDİN…

Seks öncesi, seks sırasında ve seks sonrasında yapılan sohbet çiftin hem aralarındaki bağı güçlendiriyor hem de ilişkilerine renk katıyor. Erkekler genellikle seksten sonra kendi kabuklarına çekiliyorlar. Kadınların bu durumu anlayışla karşılamaları ama kabullenmemeleri ve yatak sohbetleri yapmak için onları teşvik etmeleri gerekiyor. Bu onların ilişkilerinin ve seks hayatlarının daha iyiye gitmelerini sağlıyor. Peki, yatakta neleri konuşmak neleri konuşmamak doğru olur? “Bana sarılış şekline, öpüşüne, dilinle veya elinle yaptığın şeylere bayılıyorum!”, “Çok güzelsin!”, “Çok tatlısın!”, “Kokuna bayılıyorum!”, “Seks yaparken bana küfretmen ve ayıp şeyler söylemen beni deli ediyor!”, “Hadi tekrar yapalım!”, “Oral seksin beni çıldırtıyor!”, “Hadi üstüne cila çekelim!” gibi cümleleri yatakta konuşmak mümkün… Erkek kadının kulağına birkaç kelime fısıldıyor ve o hızlı hızlı soluk alıp vermeye başlıyor. Erkek konuşmaya devam ediyor ve o daha fazla tahrik oluyor. Sonunda travesti erkeği gerçekten istiyor ama erkek “Henüz değil! Sabırla beklemen lazım! Hak etmen lazım!” diyor. Travesti daha fazla isteyene kadar erkek konuşmaya devam ediyor… Çiftin bu şekilde tutkulu konuşması ve bunu bilmiyorlarsa öğrenmeleri mümkün…

 

Ankara Travestileri Kilo Vermek İçin Teknolojiyi Kullanın

Teknoloji yardımı ile kilo vermenin yollarını merak ediyor ve size yardım edip edemeyeceğini öğrenmek istiyorsanız okumaya devam edin.

– Kilo verme sitelerinden birine üye olun
İnternette kilo vermeye yardımcı olan pek çok site ve destek grupları var. Bu gruplardan birine katılabilirsiniz. Sizinle aynı amaçları paylaşan kişilerle iletişimde olmak ve bilgi alışverişi yapmak, motivasyonunuzu artıracaktır.

– Sosyal networkleri kullanın
Sosyal network teknoloji yardımı ile kilo vermenin yollarından biri. Öneriler, tarifler ve faydalı egzersizler her zaman elinizin altında. Kilo vermenize yardımcı olacak programlar bulabilir ya da arkadaşlarınızın ne durumda olduğunu görüp, motive olabilirsiniz.

– Hedeflerinizi sosyal medyada duyurun
Bu şekilde kendinizi hedefleriniz doğrultusunda çalışmaya zorlamış olacaksınız. Böylece, kaç kilo vermek istediğinizi arkadaşlarınız arasında duyurmak, sizi daha fazla sorumlu hissettirecek ve daha motive olacaksınız.

– Telefonunuza uygulama yükleyin
Günümüzde akıllı telefonlarla her şeyi yapmak mümkün. Kilo vermeye yardımcı olmak üzere hazırlanmış pek çok uygulamadan birini ya da bir kaçını telefonunuza yükleyip kullanın. Bu uygulamalarla, aldığınız kalorilerin kaydını tutup, besinlerin kalori hesaplamalarını yapabilirsiniz. Ayrıca, yürüyüp koştuğunuzda kaç kalori yaktığınızı gösteren uygulamalar da mevcut.

– Arama ootorlarından faydalanın
Bugünlerde hemen hemen her şeyin cevabını arama motorlarında bulabiliyorsunuz. Kilo vermeye çalışırken, bu arama motorunu kullanmak size yardımcı olabilir. Yeni düşük kalorili tarifler bulabilirsiniz. Değişik, severek yapabileceğiniz egzersiz türlerini keşfedebilirsiniz. Ama bulduğunuz bilgilerin doğruluğunu kontrol etmekte fayda var, çünkü arama motorlarında rastladığınız her bilginin doğru olma garantisi yok.

Sarımsak Kilo Verdiriyor

Kilo vermenizi sağlayan sarımsağın başka onlarca yararı var.

Sarımsağın yararları

– Sarımsak iştahı kapatan bir besindir. Beyninize tokluk sinyali yollar.

– Eğer yemeklerinize sarımsak koyar veya bir parça sarımsağı yemekle beraber tüketirseniz, beyninize hızla ulaşan tokluk sinyali fazla yemenizi engelleyecektir.

– Sadece yeme eğilimini azaltmakla kalmıyor, metabolizma hızını da arttırıyor.

– Vücudunda adrenalin hormonunun salgılanması için, sinir sistemini uyarmak gerekiyor. Sarımsak metabolizma hızını yükselterek, kilo yakmaya ve kilo vermeye yardımcı oluyor.

– Yüksek kolesterolden şikayetçi olanlar için, ilaç niyetine sarımsak tüketmeleri öneriliyor.

– Kolesterolü düşürme etkisinin yanı sıra kalp krizi riskini de azaltıyor. Kalp sağlığı için sarımsak yiyin.

– Kandaki pıhtılaşma riskini azaltan sarımsak, kan trombositleri üzerinde etkilidir. Anti-enflamatuar etkisi vardır.

– Öncelikle sarımsakla ilgili önyargılarınızdan kurtulun. Onun kokusu ve tadının asıl değer katan özellik olduğunu biliyor musunuz?

– Sarımsağın içinde allicin denilen bir birleşen var ve bu madde sağlığınız için oldukça yararlıdır.

– Eğer kokusundan rahatsızlık duyduğunuz için sarımsaktan uzak duruyorsanız, doğanın mucizevi başka bir ürünü size yardıma koşacaktır; karanfil!

– Yapılan çalışmalarda hipertansiyonu olan kişilerde kan basıncını düşürülebilir olduğu ortaya çıkmıştır.

– Kanser riskini azalttığı, özellikle mide, kolon ve prostat kanseri üzerinde etkisi olduğu yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

– Sedef hastalığının ne kadar zorlayıcı olduğunu yaşayanlar bilir, çözüm bulmak zordur. Sedefle mücadele ederken, sarımsak size destek olur. Sedef olan bölgeyi sarımsak yağı ile ovun.

– Anti-mantar özelliklere sahip sarımsak, kaşıntılı ayak mantarından kurtulmak için iyi bir yoldur. Ilık su içine ezilmiş sarımsak koyun ve ayaklarınıza bu suyla banyo yaptırın.

– Alerjiye karşı savaş açtığınızda, sarımsak sizin en büyük destekçiniz olacaktır. Sarımsağın anti-arterit özelliği, mücadelenizde elinizi güçlendirir.

– Sarımsak, insülin salınımını arttırır ve diyabetiklerde kan şekeri seviyesinin yükselmesini sağlar.

– Saç sağlığı için sarımsak önemlidir. Özellikle saç dökülmesinde etkili olduğu biliniyor.

– Cildinizi aknelerden temizlemek ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, sarımsak doğal bir ilaç görevi görecektir.

– Soğuk algınlığı konusunda sizi en çok destekleyen besin olan sarımsak, antioksidanlarla doludur. Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

Göbek Yağlarınız Erimiyorsa Bunlara Dikkat!

Bikini Diyetini ortaya çıkaran uzmanlar zayıflamanıza engel olan nedenleri ve göbeğinizdeki yağlardan kurtulmak için neler yapabileceğinizi açıklıyor!

İşte bu inatçı yağlardan kurtulamamanın olası sebepleri…

Magnezyum eksikliği

Kalp ritmini dengede tutmak ve kan şekeri seviyesini dengelemek gibi 300 kimyasal reaksiyon için vücudumuzun magnezyuma ihtiyacı var. Sağlığa olan faydalarına ek olarak, bu besin maddesi kilo vermeye ve vücudumuzu şekle sokmamıza da yardımcı olur.

Düz bir karın için, magnezyum yönünden zengin besinler tüketin. Örneğin yaşil yapraklı sebzeler, fasülye ve fındık magnezyum açısından zengin besinler. Beslenme şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız doktorunuza başvurarak günlük magnezyum takviyesi alabilirsiniz. 30 yaşındaki kadınlar için önerilen günlük magnezyum takviyesi miktari 310mg iken, 30 yaş ve üzeri kadınlar için 320mg.

Yanlış egzersizler

Birçok kişi zayıflamak için uzun koşular gibi kardiyo egzersizlerine yöneliyor. Bu yaklaşımdaki problem, düzenli olarak yapılan 45 dakikalık koşular başlangıçta birkaç kilo vermenize yardımcı olsa da çok geçmeden metabolizmanız bu tempoya alışır ve kalori yakmayı durdurur.

Peki göbeğinizden kurtulmak için daha etkili bir yöntem var mı? Ağırlık egzersizleri! Ağırlık kaldırmak kaslarınızda mikro yırtıklara neden olur ve kaslarınız kendini toparlarken iki katı enerji harcar. Kaslarınızın kendini yenilemesi egzersiz yaptığınız günden iki gün sonraya kadar devam edebilir.

Araştırmacılar kilo kaybında en etkili yöntemin yoğun interval egzersizler yani “HIIT” olduğunu açıkladı.

İngitere’de yapılan bir araştırmada ise, sprint denen kısa ve hızlı koşuların yapıldığı egzersizlerin araştırmaya katılan kişilerde yalnızca iki haftalık egzersiz programıyla göbek ve kalçalarındaki yağlardan kurtulmaya başladıkları saptanmış.

Düz bir karın için, yüzme, bisiklet ve koşu gibi istediğiniz birçok kardiyo egzersiz biçimiyle yoğun egzersiz programı HIIT hazırlayabilirsiniz.

Uyku Düzeni

Yapılan araştırmalara göre birçok travesti kendisi için yeterli düzeyde uyku uyuyamadığından şikayetçi. Uyku düzensizliği göbek bölgenizde hoş olmayan sonuçlara neden olabiliyor.

Düzensiz ve az uyku, iştah düzenleyen ghrelin adlı hormonun seviyesini düşürüyor ve ankara travestileri geceleri tükettikleri yağlı yiyecekler nedeniyle kilo alıyor. Düz bir karın için; en az günde 7 saat uyku uyumanız şart!

Kaliteli uyku için, yatak odanızdan elektronik cihazları çıkarın, odanızı havalandırıp serinletin ve öğle yemeğinden sonra kafeinden uzak durun

Gazlı içecekler

Şekerli ve gazlı içecekler kesinlikle diyet felaketleri. Gazlı içeceklerin kalorisiz olanları bile göbeğinizin en büyük düşmanı.

Obezite dergisinde 2012 yılında yayınlanan bir çalışmada normal gazlı içeceklerin karın bölgesinde yağlanmaya neden olduğu ortaya çıkıyor. Diğer yandan “light” ve şekersiz gazlı içecekler hiç de masum değil!

Diet gazlı içecekler hem karın bölgenizde yağlanmaya hem de vücudunuzun tüm bölgelerinde yağlanmaya sebep oluyor. Bunun nedeni light içeceklerin içinde yapay tatlandırıcıların bulunması ve vücudunuzun gerçek şeker ve enerji beklerken hiçbir şey alamıyor. Bu durumda ise vücudunuz açlık sinyalleri vererek daha çok yemek yemenize neden olabiliyor.

Düz bir karın için, gazlı içecekler yerine doğal meyve sularını tercih edin. Mümkün olduğunca şekerli içeceklerden uzak durun.

Aşırı tuz tüketimi

Tuzlu bir yemek yedikten sonra başınızın döndğünü hissediyorsanız, bunun nedeni beyininizdeki birşey değil.

Önerilen tuz miktarı günlük 2,300mg iken, insanların %90’ı hergün bu sınırı aşıyor. Düz bir karın için; yemeklerinize tuz eklemekten vazgeçin. Bunun yerine yemeğinizi baharatlarla tatlandırmayı deneyebilirsiniz.

Alkol tüketimi

Yapılan birçok araştırmada alkol tüketiminin iştahı ve yemek yemeyi arttırdığı ortaya çıkıyor.

Özellikle belli alkol çeşitleri göbek bölgesindeki yağlanmayla ilişkilendiriliyor. Danimarka’da 2013 yılında yapılan bir araştırma sonucunda bira tüketiminin göbek bölgesinde yağlanmaya neden olduğu ortaya çıkmış.

Düz bir karın için; şekerli alkollü kokteyllerden uzak durun. Bu içeceklerin yerine bir kadeh şarap ve meyve likörü tercih edin.